Türkiye’de 10 yıllık YEKDEM destek süresini tamamlayan ilk nesil lisanssız GES’ler için saatlik mahsuplaşma ile yeni bir dönem başladı. EPDK’nın Mayıs 2026’daki kritik hamlesiyle birlikte, üreticilerin yüksek maliyetli eski tarife yerine "Lisanssız Üretici-2" tarifesine geçiş sürecini ve Covolt'un yeni nesil finansal optimizasyon çözümlerini inceliyoruz.
2019 öncesinde devreye alınan lisanssız güneş enerji santralleri, yıllarca oldukça öngörülebilir bir finansal modelle çalıştı. Özellikle 2014-2018 arasında kurulan birçok tesis için sistem netti: üret, şebekeye ver ve YEKDEM kapsamında belirlenen alım garantisiyle gelir elde et.
Birçok yatırımın geri dönüş hesabı da tamamen bu modele göre yapıldı. Ancak bugün sektör artık aynı noktada değil.
10 yıllık destek süresini tamamlayan ilk nesil lisanssız GES’lerde yeni dönem başladı. Üstelik bu değişim yalnızca tarifesel bir güncelleme değil; doğrudan yatırımın sürdürülebilirliğini etkileyen finansal bir dönüşüm anlamına geliyor.
Özellikle saatlik mahsuplaşma ile birlikte üretimin hangi saatte yapıldığı, artık her zamankinden daha kritik hale geldi.
Geçmişte yatırımcılar ağırlıklı olarak aylık toplam üretim ve tüketim verilerine bakıyordu. Ay sonunda ortaya çıkan toplam enerji dengesi, genel tabloyu görmek için çoğu zaman yeterliydi.
Ancak saatlik mahsuplaşma sonrasında sistem tamamen değişmeye başladı.
Artık aynı gün içerisinde bile farklı finansal senaryolar oluşabiliyor. Üretimin en yüksek olduğu öğle saatlerinde piyasa fiyatları düşerken, tam aynı saatlerde şebekeye fazla enerji verilmesi bazı tesislerde beklenen gelirin aksine maliyet baskısı yaratabiliyor.
Özellikle destek süresi sona eren santraller için uygulanan “Lisanssız Üretici-1” tarifesi kapsamında veriş yönlü dağıtım bedelinin yaklaşık 208 kr/kWh seviyesine çıkması, sektörde ciddi bir kırılma yarattı.
Bazı tesislerde artık şu soru açık şekilde konuşulmaya başladı:
“Bazı saatlerde üretim yapmak gerçekten ekonomik mi?”
Çünkü yeni düzende yalnızca ne kadar üretildiği değil, üretimin hangi saatte gerçekleştiği de doğrudan gelir modelini etkiliyor.
Mayıs 2026’da EPDK tarafından yapılan yeni düzenleme, sektör açısından önemli bir eşik oldu.
2019 öncesinde devreye alınan ve 10 yıllık destek süresini tamamlayan ilk nesil lisanssız GES’ler için uygulanan veriş yönlü dağıtım bedeli yaklaşık 208 kr seviyesinden yaklaşık 65 kr seviyesine geriledi.
Böylece sistemde “Lisanssız Üretici-2” tarifesine geçiş süreci başlamış oldu.
Bu değişiklik özellikle ilk nesil GES yatırımlarının sürdürülebilirliği açısından kritik görülüyor. Çünkü saatlik mahsuplaşma ile birlikte oluşan maliyet baskısı, bazı tesislerde doğrudan nakit akışını zorlamaya başlamıştı.
Yeni tarifeyle birlikte özellikle öğle saatlerinde oluşan finansal baskının azaltılması ve üretim tarafındaki sürdürülebilirliğin korunması hedefleniyor.
Saatlik mahsuplaşma sonrası dönemde artık klasik aylık raporlar yeterli olmuyor.
Bugün bir tesisin gerçek finansal performansını anlayabilmek için saatlik üretim, saatlik tüketim, PTF değişimleri, şebekeye verilen enerji miktarı ve dağıtım bedeli etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Aksi durumda tesisin hangi saatlerde gerçekten kazanç sağladığını, hangi saatlerde gelir kaybı yaşadığını görmek oldukça zorlaşıyor.
Bu nedenle sektörde artık standart Excel tablolarının ötesine geçen yeni nesil analiz ihtiyacı oluşmuş durumda.
Covolt, saatlik mahsuplaşma dönemine özel geliştirdiği analiz altyapısıyla üretim ve tüketim verilerini saatlik bazda değerlendirir.
Platform üzerinden mahsuplaşma simülasyonları, PTF etkileri, dağıtım bedeli analizleri ve fazla enerji senaryoları tek yapı üzerinden yönetilebilir hale gelir.
Böylece yatırımcılar yalnızca toplam üretimi değil, üretimin hangi saatlerde finansal avantaj veya dezavantaj oluşturduğunu da net şekilde görebilir.
Çünkü yeni dönemde asıl soru artık şu:
“Ne kadar ürettiğim değil, hangi saatte ne kadar kazandığım.”
İlginizi çekebilecek diğer yazılarımız
YEKDEM, yenilenebilir enerji üretimini desteklemek için elektrik faturalarına yansıyan kritik bir maliyet kalemidir. 2024–2026 döneminde dalgalanan YEKDEM bedelleri, işletmelerin enerji bütçesini doğrudan etkiler. Bu yazıda mekanizmanın çalışma mantığını, faturalardaki yerini ve maliyetleri nasıl yönetebileceğinizi net şekilde ele alıyoruz.
EPDK'nın aldığı kararla 2026 yılında elektrik serbest tüketici limiti 500 kWh'ye iniyor. Bu önemli değişiklik, daha fazla işletmenin kendi elektrik tedarikçisini seçebilmesi anlamına geliyor. Peki bu fırsatı nasıl avantaja çevirebilirsiniz?
Saatlik mahsuplaşma sistemine geçiş, lisanssız GES yatırımcıları için enerji üretimini tüketimle eşzamanlı eşleştirmeyi zorunlu kılıyor. OSOS verileri, PTF analizi ve fatura doğrulama stratejileri ile enerji maliyetlerinizdeki gizli kayıpları nasıl önleyeceğinizi keşfedin.